Büyüklerimiz | Şeyh Ali Arinci, Şeyh Fadli Arinci, Şeyh Abdulğani Arinci | Kasva Vakfı

BÜYÜKLERİMİZ · SİLSİLEMİZ

Üç kuşaklık bir ilim ve irfan silsilesi

Vakfımızın dayandığı gelenek; Siirt'in Arınç köyünde 17 kuşak boyunca âlim yetiştirmiş bir aileden, bugün Yalova'daki medresemize uzanır.

Şeyh Ali Arinci hazretlerinin siyah beyaz fotoğrafı
Şeyh Ali Arinci (Kuddise sırruh), 1916-1984

Şeyh Ali Arinci (K.S.)

Siirt bölgesinde son dönemde yaşamış önemli âlim ve ariflerden biri olan Şeyh Ali Arinci, 1916 yılında Siirt'in Baykan ilçesinin Arınç köyünde doğmuştur. Babasının adı Molla Ömer, annesinin adı Halime Hatun'dur. Babası Molla Ömer Efendi, Norşin Dergâhı şeyhlerinden Muhammed Ziyauddin'in (ö. 1924) saliklerindendi.

Şeyh Ali Arinci, tahsil hayatına Kur'an dersiyle birlikte babasının yanında başlamıştır. Bir süre sonra yine Arınç köyünden Şeyh Ahmed Haznevi'nin halifelerinden Molla Muhammed Reşid'in (ö. 1977) yanında medrese tahsilini sürdürmüştür. Bunun haricinde Molla Şefik, Molla İbrahim ve Şeyh Muhammed Arbovi gibi âlimlerden de ders almıştır. Özellikle Şeyh Muhammed Arbovi'nin yanında uzun süre okumuştur. Bu tahsil hayatından sonra ilk olarak bir süre Arınç köyüne 3 km mesafede bulunan Millo (Günbuldu) köyüne geçerek fahri imamlık yapmış ve orada köyün çocuklarına medrese usulüne göre ders vermiştir. Millo köyünde yaklaşık 3 yıl görev yaptıktan sonra Bitlis'e bağlı Kermate (Alaniçi) köyünde imamlık yapmaya başlamıştır.

Kermate köyünde görev yaptığı yıllarda Şeyh Abdulhakim Bilvanisi ile tanışmış ve onun yanında medrese derslerini tamamlamıştır. 1950 yılında Şeyh Ahmed Haznevi'nin vefatı üzerine aynı yıl 33 veya 34 yaşında iken Şeyh Abdulhakim Bilvanisi'ye intisap etmiştir. Bu sürede zaman zaman Bilvanis köyüne gitmiş ve orada belli süre kalmıştır. Sekiz yıl süren seyr u sülûktan sonra 1958 yılında Şeyh Abdulhakim Bilvanisi kendisine hilafet vermiştir. Şeyh Abdulhakim Bilvanisi, halifesi Şeyh Ali Arinci'yi önce Van bölgesinde irşad faaliyetleri yürütmekle görevlendirmiştir. O da özellikle bahar mevsiminden sonra Van'ın ilçelerinde ve köylerinde yanında bulunan müridleriyle birlikte aylarca dolaşarak kendisine verilen görevi yerine getirmiştir.

Şeyh Ali Arinci, 1954 yılında şeyhi Şeyh Abdulhakim Bilvanisi'nin ve bazı müridlerinin de bulunduğu kalabalık bir grup ile İskenderun'dan Cidde'ye deniz yoluyla giderek Hac vazifesini ifa etmiştir. Şeyhinin vefatına kadar yalnız onun verdiği vazifeleri yapmıştır. 25 Mayıs 1972 tarihinde şeyhinin vefatından sonra, 1974 yılında Millo yakınlarındaki Tılfakir mevkiindeki araziyi satın alarak buraya kerpiçten bir mescid, medrese ve dergâh yaptırmıştır. Ardından doğu istikametinde ailesinin kalacağı bir ev ile dergâha gelenlerin kalacağı misafirhaneler eklemiştir. Şeyh Ali Arinci vefatına kadar on yıl bu dergâhta irşad faaliyetlerini sürdürmüştür.

Çok sayıda müridi olmasına ve seyr u sülûklarını tamamlamalarına rağmen yalnız bir kişiye hilafet vermiştir. O da kendi şeyhi Şeyh Abdulhakim Bilvanisi'nin büyük oğlu Şeyh Seyyid Muhammed Nurani'dir.

Şeyh Ali Arinci, 24 Temmuz 1984 tarihinde, 68 yaşında Diyarbakır'da tedavi gördükten sonra Siirt'e dönüşünde yolda vefat etmiştir. Kabri şerifi Arınç köyünde, Tılfakir denilen mevkidedir.

Talebesi, yedi güzel adamdan şair M. Akif İnan'ın, şeyhinin vefatı üzerine 1984'te yazdığı Arzıhal şiirinden:

Sen öte bahçede açalı gülüm Bütün bülbülleri yandı içimin Dağıldı eczası sesin ahengin Güzelin lezzetin rengin biçimin

Şeyh Fadli Arinci (K.S.)

Şeyh Fadli Arinci hazretlerinin babası, bölgenin önemli Nakşî-Hâlidî şeyhlerinden Şeyh Ali Arinci (ö. 1984), annesi ise günlük yüz bir bin kez lafz-ı celâl virdi çeken zikir ehli bir kadın olan Kâmile Hanım'dır. Şeyh Fadli Arinci'nin soyu Hz. Peygamber'in (s.a.v.) amcası Hz. Abbas'a (r.a.) dayandığından "Abbâsî" nisbesiyle tanınır. Ailesi 17 kuşak boyunca Arınç (Çamtaşı) köyünde yaşamış ve 17 dedesi de âlimdir.

1948 yılında Siirt ilinin Baykan ilçesine bağlı Günbuldu (Millo) köyüne yakın bir tepede, yaylada (zozan) dünyaya geldi. Babası Şeyh Ali Arinci hazretleri, Bitlis merkez ilçesine bağlı Alaniçi (Kermete) köyünde fahri imamlık görevini ifa ettiğinden, çocukluğunun bir kısmı orada geçti. Babası Kermete'de imamken, Şeyh Seyyid Abdulhakim el-Hüseyni (Gavs) hazretleri o köye teveccüh için geldiğinde Gavs hazretlerine intisap etmişti. Hilafet aldıktan sonra aile, sülalenin yaşama mekânı olan Arınç (Çamtaşı) köyüne yerleşti. Burada medrese eğitimine devam eden Şeyh Fadli, bölgenin âlimlerinden Molla Osman'ın kızıyla evlenmiştir.

Münbit bir ilmî ortamda büyüyen Şeyh Fadli hazretlerinde küçüklüğünden itibaren farklı hâller zuhur ediyordu. Daha 7-8 yaşlarında, babası hatme yaptırırken Amme suresini okuduğu esnada hâl diliyle konuşmaya başlamış; Şeyh Ali Arinci hazretleri hatmeden sonra cemaate, "Ben Amme'yi okurken o da hâl diliyle Amme'nin manasını söylüyordu" demiştir. Yine Şeyh Ali Arinci hazretleri, "Şimdiye kadar benim seccadem boş kalacak diye üzülüyordum. Elhamdülillah şimdi içim rahatladı. Çünkü oğlum Fadli var" ve "Benim Fadli'm muradunlardandır" buyurmuştur.

Babasının yanında ilim tahsiline başladı. Kitap bulmanın zor olduğu o dönemde birkaç kişi tek kitaptan ders alırdı; Şeyh hazretleri dersi ilk okuyuşta, kitaba bakıp çalışmadan ezberleyiverirdi. Arınç'ta, dibinde su kaynağı bulunan bir mağarada derslerine çalışırdı. Çevresi onun zekâsının yanında mertliğinden ve cesaretinden söz ederdi.

Vatani görevini ifa etmek üzere yirmi yaşına kadar süren ilim tahsiline ara verdi ve 1968 yılında Ankara Mamak'ta iki yıl süreyle askerlik yaptı. Bu sırada hiç namazını kaçırmadı; Gavs hazretlerinin tavsiyesiyle hep abdestli gezdi, her vakit girdiğinde namazını kıldı. Terhis olduktan sonra Arınç köyünde resmî imam olarak göreve başladı; babasının yanında ilim tahsiline devam etti. Daha sonra Baykan merkez camiinde imamlık görevini üstlendi. Bir yandan etrafına ilim öğretirken, bir yandan doğunun önemli âlimlerinden Molla Hasan'dan ilim tahsil ediyor, dönemin müftülerinden Seyda Molla Halil-i Siirti'nin torunu Müftü Molla Behçet'ten Farsça dersleri alıyordu. Seyda Molla Muhyiddin el-Havili'den de dersler almış ve sohbet meclislerinde bulunmuştur.

1972 yılında Şeyh Abdulhakim'in vefat etmesi üzerine babası Şeyh Ali'ye intisap etti. Babasının emriyle Arınç'a döndü; burada babasının müderris olarak tuttuğu Norşinli Molla Muhammed'den mantık dersleri aldı. Babasının yanındaki eğitim ve tasavvuf hayatı yaklaşık yedi yıl sürdü. Şeyh Ali Arinci hazretlerinin 24 Temmuz 1984'te ebedî âleme intikalinden sonra, babasının halifesi Şeyh Seyyid Muhammed Nurani (K.S.) hazretlerine intisap ederek seyr u sülûkuna devam etti. Babasının halifesine intisap etmesi, Hazret lakabıyla anılan Şeyh Muhammed Diyâuddîn'in durumuna benzetilmiş, bu yüzden kendisine de Hazret lakabı ile hitap edilmiştir.

1993 yılında Derince katliamının ardından meydana gelen huzursuzluk nedeniyle ve şeyhinin emriyle Siirt'e göç etti. Siirt'te Şeyh Muhammed Termoli Camii'nde üç yıl görev yaptıktan sonra emekli oldu. Emekliliğinden sonra Siirt'in Yeni Mahalle mevkiinde bir yıl içinde bir cami inşa ettirerek adını Nakşibendi Camisi koydu.

Şeyh Seyyid Muhammed Nurani hazretleri, 19 Ocak 2001'de Şeyh Fadli Arinci hazretlerine halifelik ve irşat görevi verdi. Fakat Şeyh Fadli Arinci hazretleri, şeyhine hürmeten irşat görevine ancak 18 Mayıs 2002'de, şeyhinin vefatından sonra başladı. İrşadını hem Siirt'te Nakşi Camii'nde hem de Baykan'ın Arınç köyünde sürdürdü; Çamtaşı köyünde yeni bir cami inşa ettirdi.

Birkaç yıl sonra Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesine yerleşti ve ilçeye hâkim bir tepenin üzerinde bir ana dergâh inşasına girişti; külliyenin bulunduğu tepeye ARINÇ ismini verdi. Burada ilk defa 2016 yılında mezun veren Arınç Kur'an Kursu ve Kasr-ı Arifan Medresesi faaliyete geçti. Türkoğlu'ndan sonra Yalova Çiftlikköy'de yapılan medrese ana dergâh olmuştur; bugün bir ilim merkezi durumunda olup çok sayıda talebe yetiştirilmektedir.

Şeyh hazretleri tam bir ilim ve hizmet aşığı olarak tanınmakta, derin bir tasavvuf anlayışına sahip olup konuştuğu kişilere herkesin kendi aklı derecesine göre cevaplar vermektedir. Korku bilmez yüreği ve iman aşkı ile hizmetleri sürmektedir.

Şeyh Fadli Arinci hazretlerinin fotoğrafı
Şeyh Fadli Arinci (Kuddise sırruh)
Şeyh Fadli Arinci hazretleri Yalova'daki icazet merasiminde
Yalova'daki icazet merasiminde
Şeyh Fadli Arinci hazretlerinin Yalova'daki medresede üniversite öğrencileriyle görüşmesi
Yalova'daki medresede üniversite öğrencileriyle
Şeyh Abdulğani Arinci'nin Siirt Günbuldu (Millo) köyünde köylülerle sohbeti
Şeyh Abdulğani Arinci (Kuddise sırruh) · Vakfımızın kurucusu
Şeyh Abdulğani Arinci Siirt Günbuldu köyündeki camide
Siirt Günbuldu köyündeki camide

Şeyh Abdulğani Arinci (K.S.)

Vakfımızın kurucusu · Abdulgani Solmaz

20.09.1987 senesinde Siirt'in Baykan ilçesinde bulunan Arınç köyünde (Çamtaşı) dünyaya geldi. Annesinin hamileliğinden önce dedesi Şeyh Ali Arinci (kuddise sırruh), babası Şeyh Fadli Arinci'nin (kuddise sırruh) rüyasına girerek "Bir oğlun olacak. Adını Abdulğani koy" demişti. İlkokul eğitimini Siirt'te tamamladı; ortaokulu açık öğretimde okuyarak bitirdi. Bu süre zarfında Nakşibendi şeyhi Şeyh Seyyid Muhammed Nurani'ye (kuddise sırruh) intisabı vardı. Şeyhinin halifesi olan babası Şeyh Fadli Arinci ile ziyaretlerde bulunmuş ve tasavvuf terbiyesi altına girmiştir. Küçüklük döneminde bile Şeyhi Seyyid Muhammed Nurani'nin iltifatlarına mazhar olmuştur.

Daha çocukluk döneminde ilme ve âlimlere hürmet gösterirdi. Akranları doktor, avukat olmak isterken o, ileride âlim olmayı hayal ediyordu. İlkokulda öğretmeni "İleride ne olmak istiyorsunuz?" diye sorduğunda cevabı hep aynıydı: âlim olmak. Âlimlerin olduğu ortamda büyümüştü ve medreseye muhabbeti pek çoktu. Hayalini hayata geçirecek ilk adımı, 1998 senesinde, ömrünü ilme adayan Seyda Molla Burhaneddin el-Mücahidi'nin (kuddise sırruh) yanında Tillo Medresesi'ne başlamakla attı.

Toplam on sene seydasının dizinin dibinde ilim tahsil ettikten sonra 2008 senesinde ilmî icazetini aldı. Kahramanmaraş'ta, henüz medrese düzenini sağlayacak yeterli koşullar olmadığı hâlde tek bir odada talebeleri okutmaya başladı. Ardından Allah-u Teâlâ'nın ihsanıyla medresenin yolu açıldı; alt katı hafızlık, üst katı Arapça medrese olan büyük bir bina inşa edildi.

2001 senesinde Tedricül Edani (Saduni) kitabını okuduğu sıralarda şeyhi Seyyid Muhammed Nurani'nin vefat haberini aldı ve daha sonra şeyhinin halifesi olan babası Şeyh Fadli Arinci'ye intisap etti. Zahirî ilimlerle iştigal ettiği medrese senelerinde, Kavlu Ahmed kitabını okurken düştüğü boşluğu ancak manevi bir şeyin doldurabileceğini düşünerek babasından tarikat dersi almayı talep etti. Ancak Şeyh Fadli Arinci hazretleri kendisini ilme adamasını, zahirî ilim bitmeden manevi ilme geçilmeyeceğini söyledi. İlmi tamamladığı 2008 senesinin başlarında babası tarikat derslerine başlamasını istedi ve böylelikle tarikatta seyr-i sülûku başladı.

Zahirî ve batınî ilimlerle beraber iştigal ettiği bu dönemde çok zorluklar çekmiş, nice imtihanlar atlatmış ve hiç beklemediği bir anda, 2017 senesinin Kasım ayında babası Şeyh Fadli Arinci hazretlerinden tarikat icazeti alarak babasının halifesi olmuştur.

Kahramanmaraş'taki tedrisat sürecinde 2 adet icazet düzenlemiştir. Daha sonra Yalova'nın Çiftlikköy ilçesinde de bir medrese açmış ve hâlen tasavvufi ve ilmî hizmetlerini orada sürdürmektedir.

Şeyh Abdulğani Arinci, Yalova'da üniversite öğrencileri için kurulan gençlik merkezinde
Yalova'da üniversite öğrencileri için kurulan gençlik merkezinde